SSS - (Sıkça Sorulan Sorular)


 

S: Lenf nodu nedir? Ne zaman biyopsi yapılması gerekir?

C: Lenf nodu veya lenf bezesi dediğimiz yapılar bağışıklık sisteminin bir parçasıdır. Fasulye şeklinde oval yapılardır. Enfeksiyonla mücadele görevi olan akyuvar ve lenf sıvısını taşıyan lenfatik sistemi filtreleme görevi yaparlar. Özellikle boyun, koltuk altı (aksilla), kasık ve karın bölgesinde kalabalık gruplar halinde lenf nodu bulunur. Muayene ile lenf nodları çoğunlukla ele gelmezler. Ancak büyüdüklerinde hasta hissedebilir ve muayene ile tespit edilebilir. En sık büyüme nedenleri bakteri ve virüs enfeksiyonlardır. Ancak lenf kanseri, kan kanseri veya başka bir kanserin metastaz yapması gibi ciddi bir nedene de bağlı büyüyebilirler. Hastalar daha çok;  şişlik, ağrı, hassasiyet gibi nedenlerle ultrasona gelir. Ultrasonda radyoloji uzmanı lenf bezinin boyutu, şekli, kanlanması, iç yapısı gibi özelliklerini değerlendirir. Eğer kanser riski taşıyorsa, ince iğne aspirasyon biyopsisi ile tanıyı netleştirmek gerekebilir. Lenf bezi biyopsisi; enjektör iğnesiyle bezin içinden doku örneği alıp patoloji laboratuarına gönderme işlemidir. Ultrason altında yapılan, ağrısız bir işlemdir.

S: İnce iğne biyopsisi ile kalın iğne biyopsisinin farkı nedir ve niçin yapılır?

C: İnce iğne biyopsisine ; ince iğne aspirasyon biyopsisi de denir. İİAB diye kısaltılır. İnce iğne biyopsileri enjektör iğnesi veya daha ince iğnelerle yapılır.Koldan kan almak gibi basit bir girişimdir. Herhangi bir anesteziye gerek olmadan, şüpheli bölgeden bir veya iki defa girilerek doku örneği alınır. En sık tiroid nodüllerinde kullanılır. Bunun dışında; tükürük bezi, lenf nodu, memenin kistik lezyonları ve cilt altı yerleşimli lezyonlarda da sıklıkla ince iğne biyopsisi yapılır.

Kalın iğne biyopsileri; daha büyük doku örneği alma gereksinimi duyulduğunda yapılır. Tru cut biyopsi adı da verilir. İnce iğne biyopsilerinden farklı o larak; lokal anestezi altında yapılır. Lokal anesteziden sonra özel biyopsi iğnesi ile lezyon içine girilerek bir kaç mm uzunluğunda doku parçaları alınır. Alınan bu parçalar özel bir solüsyon içinde, incelenmek üzere patoloji laboratuarına gönderilir.

Her iki işlemde radyoloji uzmanı tarafından , görüntüleme cihazları rehberliğinde yapılmalıdır. Görüntülemede; tomografi, MRG ve ultrasonografi kullanılır. En sık tercih ettiğimiz yöntem, ultrason cihazı altında biyopsi yapmaktır. Bu bize hem doğru yerden doku örneği almamızı sağlar, hem de sağlam dokulara zarar vermemizi önler. İnce iğne ve kalın iğne işlemlerinde belirgin ağrı olmaz. Biyopsiden sonra, hasta isterse günlük faaliyetlerine devam edebilir.

S: Tiroid Nodüllerinde biyopsi çok sık yapılan bir işlem. Neye göre tiroid biyopsisi kararı veriliyor?

C: Belirli bir büyüklüğün üstündeki nodüller gözle görülebilir. Ancak çoğu çıplak gözle ve muayene ile saptanamazlar, sadece ultrasonografi ile tespit edilirler. 40 yaşın üstündeki insanların yarısından çoğunda tiroid nodülü vardır. Bu nodüllerin de %5 ‘inden fazlası kanserdir. Ülkemizde kadınlarda en sık görülen 2. kanser olduğunu çoğu kimse bilmez. Dolayısıyla tiroid nodülleri ihmale gelmez. Eğer bir kanser riski varsa mutlaka biyopsi ilde doğrulanmalı.

Tiroid nodülüne yapılacak tiroid biyopsisi kararı verirken TİRADS dediğimiz sistemden faydalanıyoruz. TİRADS ; tiroid görüntüleme ve kanser riskini değerlendirme, buna göre biyopsi kararı verme üzerine oluşturulmuş bir algoritma. Tüm dünyada kullanılan bir sistem. Ultrasonda nodül boyutu, kanlanması, ekosu yani çevre tiroid dokusuna göre rengi gibi özellikler bu algoritmaya göre değerlendirilip bir sonuca ulaşılıyor. Yani objektif kriterler… Buna göre karar veriliyor. Tabi ki tiroid ultrasonu tiroid konusunda deneyimli bir radyoloji uzmanı tarafından yapılmalı.

S: Biyopsinin kanseri yayma gibi bir riski var mı?

C: Bu tamamen şehir efsanesi. Öyle bir risk olsa biyopsi işlemi hiçbir yerde yapılmazdı. Biyopsi tanı koymak için en sık başvurulan, gerekliliği tartışmasız, güvenli bir işlemdir.

S: Ultrasonografide radyasyon var mı?

C: Ultrason cihazı ses dalgalarının yansımasını görüntüye çevirme prensibi ile çalışır. Yani x-ışını, radyasyon içermez. Bu nedenle de hamileler de dahil olmak üzere güvenle kullanılabilir.

S: Ultrasonografi ve renkli doppler ultrasonda bilmediğimiz terimler var. Hangi tetkik de nereye bakılır?

C: Abdomen kelimesi ya da abdominal kelimesi karın anlamına gelir. Batın diye de kullanılır. Abdomen ultrasonu ikiye ayrılır: üst abdomen ve alt abdomen ultrasonu. Üst abdomen ultrasonunda; karaciğer ,safra kesesi, dalak, pankreas, böbrekler ve aort damarına bakılır. Alt abdomen ultrasonunda: erkeklerde idrar kesesi, prostat ve çevresindeki yapılara; kadınlarda rahim, yumurtalıklar, idrar kesesi ve çevresindeki yapılara bakılır. Alt abdomen ultrasonuna pelvik ultrason ismi de verilir.

Üriner ultrasonda; böbrekler ve mesane(idrar kesesi ) değerlendirilir.

Yüzeyel ultrasonda; cilt, cilt altı ve bu bölgede olan kitle-sıvılar değerlendirilir.

Onun dışındaki ultrason tetkiklerinin çoğu bildiğimiz ismiyle istenmektedir; meme ultrasonu, tiroid ultrasonu, boyun ultrasonu… gibi.

Renkli doppler ultrasonda ise; damarlardaki kan akımının miktarı, yönü, damar içinin genişliği, içinde kan pıhtısı varlığı gibi durumları değerlendirmek için yapılır. Ayrıca tespit edilmiş bir kitlenin kanser riskini değerlendirmek için kullanılır. Doppler de kullanılan arter deyimi temiz kan damarı, ven ise kirli kan damarı anlamına gelir. Üst ekstremite: kol, alt ekstremite: bacak, karotis: şah damarı anlamında kullanılır.

 

Prof Dr Güner SÖNMEZ

 

Etiketler: Tiroid, tiroid biyopsisi, biyopsi, ultrasonografi, renkli doppler, lenf nodu, lenf bezesi, radyoloji, ultrason